Kürtajın yasak olduğu 1984 öncesi döneme bakıldığında kadınların yine istenmeyen gebeliklerden kurtulmak için sağlıksız koşullarda ve yüksek maliyetler karşılığında bu işi yaptırdıklarını görüyoruz. Bunun sonucu olarak da enfeksiyon başta olmak üzere çok ciddi boyutlara varabilen komplikasyonlar sonucunda hayat boyu kısırlığa yol açabilecek ve hatta rahimin alınmasına kadar giden problemler yaşanmıştır. Bu nedenlerden dolayı kürtaj kanununun özellikle kadın sağlığı yönünden çok önemli olduğunu söyleyebiliriz.
Özellikle vurgulanması gereken kürtajın aile planlaması yöntemleri uygulanmasına rağmen gebe kalan kadınlarda bir seçenek olması gerekliliğidir. Bu nedenle kürtajın en çok yaptırıldığı ergenlik dönemi ve erken evlilik dönemlerinde çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlarda aile planlaması yöntemleri hakkında yeterli eğitim ve olanak sağlanması şarttır. Kürtaj hiçbir zaman bir aile planlaması yöntemi olarak algılanmamalıdır.
Kürtaj isteyen kadınların genellikle bunu bir zorunluluktan yaptırmak durumunda kaldıklarını söyleyebiliriz. Genelde kadınların kürtaja karşı duygularında bir ikilem olmaktadır. Bir taraftan istenmeyen bir gebelikten kurtulmak duygusu yaşanırken diğer taraftan ise annelik içgüdüsünün getirdiği bir suçluluk duygusu yaşanmaktadır.